İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi

Adres: İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yerleşkesi Cerrahpaşa - Fatih
Telefon: 0212 414 30 00
Email: erhuneyuboglu@gmail.com

Medical Park Bahçelievler

Adres: Kültür Sok. No:1 E5 Yolu Bahçelievler Metro Durağı Üstü
Telefon: 0212 484 14 84

Erhun Eyüboğlu Videoları

Erhun Eyüboğlu Videoları

  • MORBİD OBEZİTE

    Hayatı, tehlikeye sokan hastalıkların gelişimine katkı sağlamaktadır.

    Devamı
  • REFLÜ

    Reflü hastalığı, günümüzde tedavisi mümkün bir hastalıktır.

    Devamı
  • TEM YÖNTEMİ

    TEM Yöntemi’nin avantajları nelerdir?

    Devamı
  • LAPAROSKOPİK CERRAHİ

    LAPAROSKOPİK Cerrahi hakkında yazı gelecek…

    Devamı
  • SILS YÖNTEMİ

    Artık, ameliyat izi kalmayacak…

    Devamı

Ülseratif Kolit

Ülseratif kolit, kolon ve rektumun, mukoza ve submukozasını tutan enflamatuar hastalığıdır. Bazı hastalarda terminal ileumda mukozal enflamasyon vardır. Bu sıklıkla “backwash ileit” olarak isimlendirilir.

Hastalığın en sıklıkla görüldüğü yaş grupları 15-30 ve 60-80 yaşlarıdır.

Etyoloji ve Patojenez:

Genetik ve Çevre faktörleri: Hastaların %10-20’inde ailenin diğer üyelerinde de ülseratif kolit veya Crohn koliti vardır.

İntestinal Bakterilerin Rolü

Hücresel Cevaplar

Psikosomatik Etkiler

Patolojik Özellikler:

Makroskopik bulgular ve hastaların %15-20’inde pankolit, %30-40’da sigmoidin ötesine yerleşmiş kolit (sola yerleşmiş kolit) %40-50’de proktit veya proktosigmoidit mevcuttur. Tipik değişiklikler rektal bölgede en şiddetlidir.

En sık semptomlar, gaitada kan ve müküs mevcudiyeti, diare ve dışkılama sırasında şiddetlenen karın alt kadranda ağrıdır. Kanlı diyare, ülseratif kolit’in kardinal semptomudur. Karın ağrısının yeri, enflamasyonun kolonda yerleştiği bölgeye bağlıdır.

Ülseratif kolit’in şiddeti: Klinik semptomlar, endoskopik ve histolojik özelliklere göre tayin edilir.

Ilımlı, hafif kolit:Günde, 4’den az kansız diyare, hafif anemi, normal nabız sayısı, sedimantasyon: <30mm/saat

Şiddetli, ağır kolit:Günde 6’dan fazla kanlı diyare, derin veya orta şiddette anemi. Nabız>90/dak. Ateş>37oCSedimantasyon>30mm/saat

Ekstraintestinal Belirtiler:

Akut antropati hastaların %20’inde görülür.

Göz semptomları hastaların %10’nundan fazlasında görülür. Bunlar uveit, episklerit ve ılımlı konjuktivittir.

Ülseratif kolitli hastalarda hepato-bilier komplikasyonlarda sıktır. Ancak ülseratif kolitin en ciddi ekstraintestinal belirtisi, hastaların %7’inden fazlasında görülebilen primer sklerozan kolanjit’tir. Primer sklerozan kolanjit, safra yollarında enflamasyon ve fibrozis sonucu husule gelir, siroz, portal hipertansiyon ve karaciğer yetmezliğine yol açar. Ülseratif kolit’in en sık cild lezyonları hastaların %15’inde görülen eritema nodusun, daha az sıklıkla görülen piyoderma gangrenozum ve Sweet Sendrumudur.

Uzun süreden beri şikayeti olan hastalarda en güç ayırıcı teşhis ülseratif kolit ile Crohn koliti arasındadır(Tablo-1).

Tablo-1: Ülseratif Kolitin ve Crohn Kolitinin Çeşitli Özelliklerinin Karşılaştırılması

tablo

Komplikasyonlar:

Akut Kolit: Karın ağrısı, kanlı diare, tenezm ve anoreksi semptomları şiddetlidir. Akut kolit iki şekilde sonuçlanabilir: 1) Masif kanama ile birlikte veya değil kolon’un toksik dilatasyonu, 2) Masif alt gastrointestinal kanama.

Masif Kanama:

Striktürler:

Perianal Komplikasyonlar:

Kolon ve Rektum Karsinomu

Ülseratif kolitli hastalarda kolo-rektal kanser ihtimali, kolit başlangıcından 5-8 yıl sonra başlar.

Endoskopik biyopsi ile yüksek dereceli displazi kanıtlanırsa proktokolektomi için endikasyon olduğu büyük çoğunlukla kabul edilmektedir.

Tedavi:

A)   Konservatif Yöntemler: Konservatif tedavinin hedefleri mümkün olduğu kadar çabuk akut atağı sonlandırmak ve nüksleri önlemektir.

1) Ilımlı atak: Rektum ve sigmoide sınırlı ılımlı hastalıkda dinlenme önerilir. Diyareyi alevlendiren süt ürünleri ve diğer gıdalar yasaklanır. Amino salicylate’lar grubundan Sulfasalazine 2-8g./gün akut atakları kontrol etmede yeterlidir. Etki mekanizması, çeşitli enflamatuar aracı maddelerin (prostoglandinler, lökotrenler, thromboxane) sentezini azaltmak, IL-1 salgısını baskılamak, reaktif oksijen metabolitlerden korumaktır. Yan etkileri (bulantı, kusma,anoreksi, başağrısı, alopecia, hemolitik anemi…..) ilacı kesmekle ortadan kalkar.  Yine bir 5-Aminosalicylic acid (5-ASA) olan Mesalamine tablet 2-5g/ günde kullanılabilir. Hastada sadece progkit varsa bu ilaçlar supozituar olarak, hastalık 60cm. kadar uzanıyorsa lavmanlar kullanılabilir.

2) Şiddetli atak: Toksik megakolon’la veya toksik megakolon riski olan hastalarda nazogastrik entübasyon uygulanır ve mide sekresyonu bu yolla boşaltılır. Total parenteral beslenmeye başlanır.

Kartikosteroitler orta şiddette ve şiddetli kolitlerde, ana tedavidir.

Immunomodulatör’ler:Bu grupdan cyclosporin- A, şiddetli ülseratif kolit tedavisinde kullanılmaya başlanmıştır. Akut şiddetli, inatçı ülseratif kolitli hastalarda İ.V. yoldan veya oral steroid tedavisinden yeterince faydalanmayan, ayaktan tedavi gören hastalarda verilebilir.

İmmünomodülatör’ler grubundan Infliximab’ında (Remicaicaide) şiddetli ülseratif kolit hastaların tedavisinde kullanılmaya başlanmıştır.

Cerrahi Tedavi:

1) Akut Kolit: Toksik megakolon riski taşır.Toksik megakolonda perforasyon ihtimali yüksektir. Bu olgularda mortalite %16-44’dür.

Toksik megakolon olgularında konservatif tedaviye cevap süresi 5 saat olmalıdır. Bu sebeple pelvik diseeksiyon ve rektum rezeksiyonundan kaçınılmalı, total veya subtotal kolektomi ve terminal ileostomi uygulanmalıdır. 2-3 ay sonra elektif şartlarda yapılan 2.cerrahi girişimde proktektomi sonrası ileol poş-anal anastomoz ile normal defekasyon yolu oluşturulur.

Toksik megakolonu olmayan akut kolit olgularında, konservatif tedavi ve takip süresi, geleneksel olarak 5 gün kabul edilirsede, cyclosprorin-A ile bu süre 7 güne kadar çıkabilir.

2) Kronik kolit için Elektif Cerrahi Endikasyonları:

A) Medikal Tedavinin Yetersizliği

B) Steroid tedaviye bağımlılık

C) Kanser Profilaksisi:

Hastaların çoğunda proktokolektomi ile ileal poş-anal anastomoz uygulanır. Bu ameliyatta tüm kolon ve rektum çıkarılır, bir rezervuar veya poşa dönüştürülmüş terminal ileum (S-poş, J-poş W poş gibi) pelvis içine indirilir ve Linea Dentate’nın tam üstüne anastomoz edilir.

Cevap yaz